Sağlık

Geçmişi geride bırakmak

“Hayat üç gündür; Dün geldi geçti, yarın bilinmez.

Yani hayat dediğin bir gündür ve o da bugündür.”

Can Yücel

Şimdiki zaman ve şimdiki zaman, geçmişin tekrarıdır; Zaman, mekan ve oyuncular değişse de roller hep birebirdir. Yani yaşanan ruhsal ve fiziksel sorunlar ne olursa olsun, kişinin iç dünyasının dışarıya yansıyan sonuçlarıdır.

Bir kişinin yaşadığı tüm deneyimler, geçmişin tekrarı, geçmiş niyet ve inançların bir eseridir.

Bir insan büyüdüğünde, bilinçsizce çocukluk yaşamının duygusal ortamını yeniden yaratma veya kurma eğilimindedir. Bu eğilim gerçekten iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış değil, sadece kişinin içindeki bilinçsiz bir modeldir. Bu kalıba göre, kendi bireysel çıkarları doğrultusunda anne ve babasıyla kurduğu bağları ya da aralarındaki ilişkileri yeniden yaratmak; seçme şansı varsa annesine veya babasına benzeyen bir sevgili, eş veya işveren seçmesi; Anne ve babanızın davranışlarını kendinize uygulamayın. (kendini aynı şekilde suçlamak ve cezalandırmak) ; anne ve babayla anında bire bir kelimeler kullanmak; kendilerini ebeveynlerinin yaptığı gibi sevme ve destekleme eğilimindedir.

Çocukken sevilmeyen ve desteklenmeyen biri “Hiçbir şeyi doğru yapamazsın! Hep senin suçun!” şeklinde cümleler duyar. Bu cümleler kişinin ileriki hayatında zulüm görmesine de sebep olabilir. Ancak tüm bunlar için anne babasını suçlamamak gerekir. “Hepimiz kurbanların kurbanıyız!”Sözünü hatırlayarak annesinin veya babasının da kendi anne babasının kurbanı olduğunu bilmelidir.

Bir insan her şeyin umutsuz olduğu ve kendisinin bir kurban olduğu inancını seçerse, dünya “Evet!” bu inanca. diyecek

Ebeveynler kendilerini nasıl seveceklerini bilmiyorlarsa, çocuklarına kendilerini sevmeyi öğretmek imkansız olacaktır. Çünkü çocukluklarında kendilerine öğretilenlerden yola çıkarak ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştılar. Bu nedenle suçlamak yerine sorumluluk almak, anne babayı anlamak, çocukluklarında yaşadıklarını hissetmek değerlidir.

Seçimlerinizi bilinçsizce ve otomatik olarak yapmak yerine, kendi hayatınızın sorumluluğunu alarak bilinçli olarak yaparsanız, geçmişin tekrarını kırabilir ve kendi şansınızı yazabilirsiniz. Bahsiniz, seçimlerinizin bir sonucudur. İnsan sürekli gelişim ve değişim içindedir. Geçmiş yaşanır ve gider, değiştirmek imkansızdır ama geçmişle ilgili niyetlerinizi hızla değiştirebilirsiniz. Örneğin, geçmişte biri tarafından incitildiğin için şimdiki hayatında farkında olmadan kendini cezalandırıyor olabilirsin. Geçmişteki kırgınlıklarınız çok derin olsa bile, onları derinleşmeden çözmeye başlamanız ruh ve beden sağlığınız için gereklidir.

Bugün huzur ve mutluluk

Çocuklar karda oynarken sevimli bir kardan adam yaparlar. Bu sırada babaları gelir. Kardan adamı alır ve konuta koyar. Herkesin görebileceği şekilde mutfak tezgahının yanına koyar. Çocuklar kardan adama bakar ve babalarının ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışırlar. Zamanla evdeki sıcaklığın da etkisiyle kardan adam erimeye başlar ve eriyen kardan adamın ardından çocuklar üzülmeye başlar. Baba eriyen kardan adamı işaret ederek şöyle der:

“Eriyen kar için ağlama. Kardan adam eriyor, suya dönüştüğünü ve lavaboya indiğini görüyorsunuz, dünyadaki hiçbir yaygara ve yaygara bir damlasını geri getirmez, dışarıda dursaydı erimeyebilirdi ama artık çok geçti.”

Bu küçük hikayenin de anlattığı gibi hayat her şeye rağmen devam ediyor. Geçmişe takılıp kalmak ya da geçmişi geride bırakamamak insanı huzursuz eder. Çünkü hayat ne kadar adaletsiz olursa olsun, sizi kızdırsa da, pişman olsa da, utandırsa da tüm aksiliklere rağmen hayatınıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Endişelenmek yarının ıstırabını ortadan kaldırmaz, sadece bugünün gücünü tüketir. Yapmanız gereken, dünün acılarının yarının umutlarını yok etmesine izin vermemek. Çünkü dün gitti ve yarın gelmeyebilir.

Gerçek olan, şimdi ve şimdi olan şeydir. Geçmişi sadece yaşadıklarınızdan ders çıkarmak ve kendinizi tanımak için düşünün, bugününüzü zehirleyip geleceğinizi karamsarlığa itmemek için.

Huzurlu insan ile huzurlu insan arasındaki en büyük farklardan biri, geleceğin kaygılarını, geçmişin yükünü taşımadan, şimdiki zamanda kaygı duymadan, mutlu yaşamayı bilmesidir.

Geçmişin ve geleceğin o kadar etkisi altındayız ki, çocukluğumuzun altın günlerini defalarca anarız ya da hayatımızın bize en çok neşe getireceğini düşündüğümüz bir bölümünü sık sık aklımızda tutarız. Bunun sebebi ise o günlerin tasasız geçmesi ve hayatın sorumluluklarının artık omuzlarımıza düşmemesidir.

Huzursuz oluyorsun çünkü geçmişi terk etmiyorsun, onun şimdiye sızmasına izin veriyorsun. Şimdiki zamanda yaşamak, hayatın anlamını kavrayarak kendi sorumluluğunu almaktır. Bu nedenle kendinizi kötü hissettiğinizde, kırıldığınızda, işinizi kaybettiğinizde ya da ilginizi kaybettiğinizde kendinize asla acıyarak bakmamalı ve güzel şeylerin sizi beklediğine inanarak hayatınıza devam etmelisiniz. Hayat bir kapıyı kapatırken, bir başkasını açacaktır. Ancak geçmişte tutsak olarak yaşamak, hataları, pişmanlıkları, hayal kırıklıklarını ve yanlış seçimleri düşünmek açılan yeni kapıyı görmenize engel olabilir. Meğer insanın istek ve dileklerini yarına ertelememesi için her yeni gün yeni bir başlangıçmış.

Yeni bir başlangıç ​​yapmak isteyen kişi; Tek dersten sınıfta kalan öğrenciye 1 yıl maliyeti, bebeği erken doğan anneye 1 ay maliyeti, haftalık yayınlanan derginin editörüne 1 haftanın bedeli, Otobüsü kaçıran yaşlı amcaya 1 dakika, trafik kazasında ölen kişiye 1 saniye, olimpiyatlarda yüz metreye 1 saniye maliyeti. koşu finalinde gümüş madalya kazanan sporcuya sormalıdır. Bir banka hesabınız olduğunu hayal edin. Bu hesaba her sabah 86.400 lira yatırılıyor. Bu para bir sonraki güne geçmez yani gün sonunda sıfırlanır. Ertesi sabah yine 86.400 lira yatırılıyor. Her gün o parayla ne yapardın?

Bu soruya herkes farklı bir cevap verebilir. Bazıları her kuruşunu harcamak için elinden gelenin en iyisini yaparken, bazıları “Her gün bu kadar parayı nasıl harcıyorum?” diye düşünebilir. Aslında hepimizin böyle bir hesabı var. Zaman adı verilen bu banka, her sabah her birimize 86.400 saniye verir. Ayrıca hesabı ertesi sabaha kadar sıfırlar. Zaman bankasının verdiği saniyeleri en uygun şekilde kullanmak ve boşuna sıfırlanmalarına sebep olmak bizim elimizde.

instagram

Facebook

heyecan

Youtube

Bu makalede ortaya konulan fikir ve yaklaşımlar tamamen yazarlarının özgün fikirleri olup, Onedio’nun yayın politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

haber-demirkoy.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu